Beyaz Güvercin'in Yüreğindeki 'Büşra'


Gözlerim ufku gözlüyor, müjdeli bir haber bekliyordu. Bir Büşra bekliyordu. Baharı müjdeleyen çiğdem çiçeğim ol sevgili. Yüreğime aç, hayat ver kar yağmış ovalarıma. Gözlerim, güzelliğinle ışık saçan gözlerim güneşle birlikte batıyor ve bir Büşra'nın yollarını gözlüyordu.


Büşra’yı getirecek güvercin, kim bilir hangi diyarın hangi ovasında uçuyordu? Beyaz güvercin ile kırmızı Gül’ün hikâyesini bilir misin sevgili? Beyaz güvercin aylarca kırmızı gülü bulmak için diyar diyar dolaşır. Bir gün yerde gördüğü beyaz bir güle sevdalısını sormak için yanına iner. Gül, güvercine hayran kalır. Kırmızı güle olan sevdasını kıskanıp onu öldürmek gelir içinden. Ama kırmızı gülün olmadığını da söyleyemez. 

Güvercin tam havalanacakken onu gören bir şahin hızla saldırıp gülün dibinde öldürür onu. Güvercinin kanı ile sulanan gül yavaş yavaş kızarmaya başlar. Güvercin son nefesinde karşısında kıpkırmızı gülü görür ve gülümser. O günden sonra o topraklarda yetişen bütün güller daha önce hiç görülmemiş biçimde kırmızıdır. Kan kırmızısı. Derler ki; ne zaman biri olmayacak bir sevdaya tutulsa o toprakta bir kırmızı gül bitermiş... 

Gel sevgili, beyaz güvercin gibi gel... 
 Gel sevgili, azrailden önce gel... Kanla değil; aşkla tutuşsun ellerimiz. 
Gel sevgili, Kardelen çiçekleri donmadan gel... Ölümle değil sevgiyle konuşulsun adımız. 
Gel sevgili, Yasemin çiçekleri solmadan gel. Gel sevgili, Beyaz güller kırmızıya boyanmadan gel... 
Gel gönül sızım gel biraz... 
Gel sevgili, beyaz güvercin gibi gel... Bir Büşra getir bana...

Yazar: Alp Er Tarık,  (14.02.2013, İstanbul ).




Not: Bu yazının tüm hakları fikirpusulasi.blogspot.com aittir. Tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması yasaktır.

Görüş ve önerileriniz için;
Twitter: Alp Er Tarık
Facebook: Katre Dergisi


Yorumlar