Ön söz;
Kimdir bu Yasemin?
Kimdir bu Yasemin?
-Aşkın adıdır: ‘ Yasemin’.
Maddenin ötesinde maneviyata açılan aşk penceresinin adıdır Yasemin.
Aşkın ruhani boyutudur Yasemin.
İsimsiz sevdaların adıdır Yasemin.
Gözyaşıdır Yasemin.
Aşkın gözyaşlarıyla büyütülen çiçeğin ismidir Yasemin.
Gözlerimin gözlerine bakmaya utandığı sevdamın adıdır Yasemin.
İsimsiz şehirlerimin ismidir Yasemin…
İsimsiz Sevdaların Adıdır "Yasemin Çiçeği"
Yaseminler açtı,
Ayak bastığın çöllerde…
Sevda nedir bilmezdim,
Ela gözlerine bakana kadar!
Mesnevi misaliydi senin aşkın,
İnci inci deryaların derinliklerine
gömülmüştü,
Ney hazinenin haritasıydı;
Hazinenin yani aşkın anahtarıydı…
Aşk,
ufuklarda açan yasemin çiçeğiydi. Hakka yürüyen bir derviş misali yollara
koyulmak gerekti. Yaseminler solmadan varmak gerekti o diyara. Azık olarak
sadece aşkı vurup sırtıma düştüm yollara. Kaç ova kaç nehir kaç dağ aştı
bilmiyorum yorgun ayaklarım. Geceler gündüzleri gündüzler geceleri kovaladı.
Ay
aşığının yolumu aydınlattığı gecelerde kurt seslerini bir de tüm Sema’da
yankılanan ney sesini duyuyordum. Gel diyordu sanki bana;
‘’Gel, sema dönelim seninle.
Bedeninden arındır aşkını,
Özünü bul, keşfet onu,
Ölmeden ölelim seninle,
Ve iki bedende tek sevda olarak yeniden
doğalım’’.
O diyara kabul edilmek için sadece aşk
kokmalıymış insan; birde, ’ Yasemin’.
Yolda her şeyden arınmalıydı bedenim. Tüm
benliğimi yitirmeliydim; bir tek aşka duyduğum özlem ateşi yanmalıydı içimde.
Her aşığın taşıdığı tereddüt benimde içimi kemiriyordu. Günlerdir hala yasemin
kokan o diyarı bulamamıştım. Geri mi dönmeliydim; bu yolculukta aradığımı
bulamazsam bu vuslat özlemi beni daha çok yaralamayacak mıydı?
Aşkın olmadığı her yer zaten ölüm değil
miydi? Leylasız bir dünyada kim Mecnunun
yaşadığını iddia edebilir? Leyla
zaten onun tüm dünyası değil miydi?
Kafamda sorularla zaman mefhumunun olmadığı
bir diyarda yürümeye devam ediyordum. Birden yol kenarındaki ama dilenci ilişti
gözüme. ‘Allah rızası için bir dilim ekmek’ diyordu. Yanından geçtim gidiyordum
ki hey yolcu:
-“Allah rızası için verilecek bir dilim
ekmeğin yok mu?” dedi.
- Benim azığımda sadece aşk bulunur dedim.
Ayağa kalktı ve gülümsedi.
-Aşk ha dedi.
-Evet, aşk dedim.
Yüzündeki ifade birden değişmişti. Sanki alay
ediyordu benimle. Gözleri görmeyen o ihtiyar birden emin adımlarla yürümeye
başladı.
-“Nerede bu aşkın?” dedi.
-Nerde olduğunu ve kim olduğunu bilmiyorum.
Eğer ney sesine kulak verirsem ve yaseminlerin kokusunu takip edersem aşkı
bulacağımı söyleyen bir rüya gördüm.
-“Bir rüya için yollara düşülür mü? Ey divane
âşık!”
- Aşka ulaşırsam rüyadan uyanıp hakikati bulacağım.
Ona aslında tüm yaratılışın bir rüya olduğunu söyledim. Tek hakikat aşktı. Ve
aşka ulaşmam için yasemin çiçeklerine ulaşmalıydım. Yaseminler solmadan dedim.
- “Evet, Yaseminler solmamalı” dedi ve “ekledi
yanlış yoldasın evlat.”
-Neden dedim?
…
Birden uyandım. Vücudumun titrediğini
hissediyordum. Dağlardan sisler yavaş yavaş kalkıyordu. Rüyamdaki ihtiyarı
düşündüm. Ne demek istemişti? Bu yolculuğa çıkmam bir hata olmamalıydı. Başka
bir manası olmalıydı. Düşünmeliydim; ama aklımla değil kalbimle düşünmeliydim…
Ve işte yaseminler. Her tarafta… Beyaz ve kırmızı yaseminler… Nazlı bir gelin
edasıyla aşka kucak açmıştı: ‘Yaseminler’.
Bir yolcuyum ben diyardan diyarlara giden.
Kaç kasaba, kaç köy gördü, kaç mevsim geçirdi yorgun bedenim bilmiyorum. Sözle sazın
konuştuğu, aşkla aşığın aynı sofrada buluştuğu uzak diyarlardan gelmiştim aşkın
kapısına. Ve Bismillah diyerek vurdum aşk şehrinin kalbine. Kapı açılıp aşka
kabul edilecek miydim? Derin bir nefes alıp ciğerlerime kadar çektim ve rüyamı
anımsadım:
“Her şey yaseminlere bağlı. Yasemin
çiçeklerinin diyarına git. Yaseminler solmamalı. Yaseminler solmadan aşkı bul…
Yaseminler solmadan aşkı bul… Yaseminler solmadan… Yaseminler… Yaseminler…
Yaseminler… “
***Kimdir
bu Yasemin?
-Aşkın
adıdır: ‘ Yasemin’.
Maddenin
ötesinde maneviyata açılan aşk penceresinin adıdır Yasemin.
Aşkın ruhani
boyutudur Yasemin.
İsimsiz
sevdaların adıdır Yasemin.
Gözyaşıdır
Yasemin.
Aşkın
gözyaşlarıyla büyütülen çiçeğin ismidir Yasemin.
Gözlerimin
gözlerine bakmaya utandığı sevdamın adıdır Yasemin.
İsimsiz
şehirlerimin ismidir Yasemin…
Yazar: Alp Er Tarık, İstanbul, 07.07.2012
Not: Bu yazının tüm
hakları fikirpusulasi.blogspot.com aittir. Tamamının
veya bir kısmının izinsiz kullanılması yasaktır.
Görüş
ve önerileriniz için;
Twitter: Alp Er Tarık
Facebook: KatreDergisi
Yorumlar
Yorum Gönder