Gecelerimi aydınlatan nurlu misbahım
Kalbime kor düşüren âteş-i âhım
Yolunu gözler cevr ile nigâhım
Gel artık gülsün baht-ı siyâhım
Aşkını sâgar-ı mercâna nakşettiğim Safinaz
Kalmadı hüsnü hokkada mürekkep yaz yaz
Yetmedi mi ettiğin işve naz
Gel artık tebessüm et yüzüme biraz
Çeşm-i mest olduğum bir âfet-i cândır
Uğrunda avare avere gezen allame-i cihandır
Aşkın yüzünden işim gücüm ahu figandır
Gel artık Mevlidinin hali yamandır
Alp Er Tarık, İstanbul, 2020
Dipnot:
Misbah: Kandil. Çıra. Meşale. Lâmba. (Aya, güneşe, yıldızlara ve mecâzen de Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) bu isim verilmiştir.
Nigâh: Bakmak, bakış.
Sâgar-ı Mercân: Mercan Kadeh
Safinaz: Çok nazlı, çok naz eden.
Hokka: İçine yazı mürekkebi konulan küçük kap.
Çeşm-i mest: Sarhoş göz, mest olmuş göz.
Afet-i cân: Can belası, güzel.
Allame-i cihan: Dünyadaki en bilgili kişi
Not: Bu yazının tüm hakları fikirpusulasi.blogspot.com aittir. Tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması yasaktır.
Görüş ve önerileriniz için;
Twitter: Alp Er Tarık
Facebook: KatreDergisi
Yorumlar
Yorum Gönder