Bir süredir fırtına kopmuyor
Gök kubbemde
Bir yaprak bile kıpırdamıyor
Ağaçlarda
Sukut içinde akıyor nehirler
Ve ben bu tuhaf hiçliğin ortasında
Kaybolup gidiyorum.
…
Yağmurlar yağıyor dağlarıma
Sisler kaplıyor yollarımı
Bir uçuruma sürüklüyor
Ayaklarım beni
Ellerini uzatır mısın bana sevgili?
Bu hayat uçurumda
Tutunduğum dal olur musun?
Yoksa boynuma dolanan urgan mısın?
…
Ey sevgili,
Gitmek ve kalmak
Arasındaki o ince uçurumda
Acemi bir çocuk gibi
Yalpalıyor adımlarım şimdi.
Uçurumun dibi görünüyor
Sisli, karanlık bir o kadarda aydınlık
Yaşam ve ölüm gibi
Ayrılmaz bir bütün gibi!
Ve
Son kez
Unutma;
“Dal da sende, urganda
Ya tut elimi gök gibi parlayalım
Ya da sar urganı boynuma
Sis gibi dağılayım...”
…
Bir elmanın yarısı gibi
Yarım kalıyorum sensiz
Ateş böcekleri uçuşuyor
Dehlizlerimde
Deli taylar gibi koşuşturuyorum
Ayak bastığın topraklarda
Ay bile yarım bu gece
Ölümün gri soğukluğu sarıyor ruhumu
Ve ben sensiz Azrail ile sonsuz bir savaştayım
…
Anlatamıyorum
Bir gelseydin
Yetim bir çocuk gibi sevinirdim
Benim olurdu dünyanın
Bütün balonları
Ve o güzel bayram kıyafetleri
Bir gelseydin
Tamam olurdu bütün şiirler
En güzel parçayı çalardı ozanlar
Ve
Yarım kalmış her şeye inat
Seninle tamamlanırdı bu ömür.
…
Dedim ya yarımın ben sensiz
Kaldırımlara atılmış bir izmarit kadar yarım
Yanan yarımı arar dururum
Bir katilin kalbinde
…
Masamın üzeri
Geri gelen mektuplar
Mürekkebi kurumamış şiirler
Ve yarım kalan hayallerim ile dolu.
Sigaramdan başlayarak
Bu masayı
Bu odayı
Bu evi
Bu sokakları
Ve
Ayak bastığın tüm şehri
Yakarak terk etmek istiyorum.
Yazar: Alp Er Tarık, İstanbul , Nisan 2021
Not: Bu yazının tüm hakları fikirpusulasi.blogspot.com aittir. Tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması yasaktır.
Görüş ve önerileriniz için;
Twitter: Alp Er Tarık
Facebook: KatreDergisi
Yorumlar
Yorum Gönder