Veda Şiiri



Bir süredir fırtına kopmuyor

Gök kubbemde 

Bir yaprak bile kıpırdamıyor 

Ağaçlarda 

Sukut içinde akıyor nehirler

Ve ben bu tuhaf hiçliğin ortasında

Kaybolup gidiyorum.

Yağmurlar yağıyor dağlarıma

Sisler kaplıyor yollarımı 

Bir uçuruma sürüklüyor 

Ayaklarım beni

Ellerini uzatır mısın bana sevgili?

Bu hayat uçurumda 

Tutunduğum dal olur musun?

Yoksa boynuma dolanan urgan mısın?

Ey sevgili,

Gitmek ve kalmak 

Arasındaki o ince uçurumda

Acemi bir çocuk gibi

Yalpalıyor adımlarım şimdi.


Uçurumun dibi görünüyor 

Sisli, karanlık bir o kadarda aydınlık   

Yaşam ve ölüm gibi

Ayrılmaz bir bütün gibi!

Ve

Son kez 

Unutma;

“Dal da sende, urganda 

Ya tut elimi gök gibi parlayalım

Ya da sar urganı boynuma 

Sis gibi dağılayım...”

Bir elmanın yarısı gibi 

Yarım kalıyorum sensiz

Ateş böcekleri uçuşuyor 

Dehlizlerimde

Deli taylar gibi koşuşturuyorum 

Ayak bastığın topraklarda

Ay bile yarım bu gece

Ölümün gri soğukluğu sarıyor ruhumu

Ve ben sensiz Azrail ile sonsuz bir savaştayım

Anlatamıyorum

Bir gelseydin

Yetim bir çocuk gibi sevinirdim

Benim olurdu dünyanın

Bütün balonları

Ve o güzel bayram kıyafetleri

Bir gelseydin

Tamam olurdu bütün şiirler

En güzel parçayı çalardı ozanlar

Ve

Yarım kalmış her şeye inat 

Seninle tamamlanırdı bu ömür.

Dedim ya yarımın ben sensiz

Kaldırımlara atılmış bir izmarit kadar yarım

Yanan yarımı arar dururum

Bir katilin kalbinde

Masamın üzeri

Geri gelen mektuplar

Mürekkebi kurumamış şiirler

Ve yarım kalan hayallerim ile dolu.

Sigaramdan başlayarak 

Bu masayı

Bu odayı

Bu evi

Bu sokakları

Ve 

Ayak bastığın tüm şehri

Yakarak terk etmek istiyorum.


Yazar: Alp Er Tarık, İstanbul , Nisan 2021 

Not: Bu yazının tüm hakları fikirpusulasi.blogspot.com aittir. Tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması yasaktır.

Görüş ve önerileriniz için;

Twitter: Alp Er Tarık

Facebook: KatreDergisi


Yorumlar